HER ŞEY SEVGİYLE BAŞLAR

 Merhaba Canım Zeynep,

Uzun zamandır mektup yazmıyordum sana. Bugün içinin hafif buruk olduğunu görüyorum. Aslında senin de farkında olduğun çok önemli bir şeyi bir de ben hatırlatmak istedim sana…

Bazen içinden, uzun zamandır yalnız olduğun için, “Hayatıma yeniden birini almakta zorlanır mıyım acaba?” diye düşünüyorsun.

Çok haklısın böyle düşünmekte. Alıştın çünkü iyice kendi düzenine. Anlıyorum seni. İlk bakışta da zor olacakmış gibi duruyor, doğru. 

Ama eğer düşünürsen, bunun tam tersinin geçerli olduğunu göreceksin.

Şu son bir senedir öğrendiğin belki de en önemli şey, önce kendinin en iyi hayat arkadaşı, sevgilisi, koruyanı, kollayanı olmak gerektiği değil miydi? Ve gördüğüm kadarıyla sen bunu oldukça iyi başarıyorsun. 

Eski ilişkilerine bir bak. O beraberlikleri sürdürebilmek için kaç kez kendi tercihlerinden, yolundan, hatta bazen yaşam tarzından vazgeçtin? Her seferinde uyum sağlaması gerekenin sen olduğunu düşündün ama hiçbirinde işe yaramadı.

Yerinde, zamanında ve dozunda çizmediğin çizgiler, dile getirmediğin “hayır”lar, geleneksel doğrularla yetiştirilmiş ancak özünde son derece özgür ruhlu olan Zeynep’i hırçınlaştırmadı mı? Sertleştirmedi mi? 

Şimdi, bugün kendini çok daha iyi tanıyan, ne istediğini daha iyi bilen, ama daha yumuşak, uyum sağlayabileceği, esneyebileceği noktaların daha farkında olan, esneyemeyeceği durumda kendini koruyabilen ve tüm bunların yanında, yalnız kalmaktan da korkmayan bir Zeynep var.

Evet, yalnızlığınla barıştın, kendinle barıştın. Hayatınla ilgili isteklerin, arzuların daha net. Ve bu isteklerin, arzuların arasında bir ilişki de var elbette. Ama sen bu ilişkiye ihtiyaç duymuyorsun. 

İşte tam da bu ihtiyaçsızlık noktasından bakmak daha iyi geliyor sanki ilişkilere. Bir insanla sadece onunla birlikte olmak istediğin, onu sevdiğin için birlikte olmak… Hayatındaki bir boşluğu doldurması için değil… 

Bir ilişki için en sağlıklı bakış açısı sence de bu değil mi?

Artık daha seçici olduğun, dolayısıyla seçeneklerinin de iyice azaldığı doğru. Bu anlamda işin daha zor olabilir. Ama şimdi, hayatını gerçek anlamda paylaşmaya, kendinde bulduğun iyisiyle, kötüsüyle kabulle gelen gerçek sevgiyi vermeye de bir o kadar hazırsın. 

Evet her şey sevgiyle başlıyor. Ve sen kendini sevmeyi öğrenerek en doğru yerden başladın. 

Önünde kendini sevdiğin kadar sevileceğin, çok güzel günler var. Sen de buna inan olur mu?

Sevgililer Günü’n kutlu olsun… 

Müzik Önerisi: Her Şey Sevgiyle Başlar – Bülent Ortaçgil (Nükhet Ruacan’dan da dinleyiniz)

14 Şubat 2021, İstanbul

Yorum bırakın