zeynep özyılmazel

Arşivler

Zaman Olur’a gösterdiğiniz ilgi bütün ekibi çok mutlu etti. Telefonuna, bilgisayarına nasıl indirebileceklerini soran takipcilerim için dijital platform bağlantılarını paylaşmak ve işlerini kolaylaştırmak istedim 😊👇🏻

Hayalleri olmayan birini düşünebiliyor musunuz? Hayattan istekleri olmayan, kendine hedef koymayan… Ben düşünemiyorum… Zaman zaman umutsuzluğa düşsek, hatta hayatla bağımız kopmuş gibi hissetsek de mutlaka isteklerimiz, beklentilerimiz oluyor gelecek günlerden… Ben dileklerin gerçekleştiğine inanırım… Gönülden ve hissederek istediğimizde ve bedelini ödemeye hazır olduğumuzda… İstediğimiz şekilde, zamanda ve şartlarda olmasa da… Bedelini ödemek derken ne mi demek istiyorum?

Bayram tatili de bitti. Herkes şehre döndü. E okullar da açıldığına göre yaz sezonunu tam olarak geride bıraktık demektir. Siz neler yaptınız bilemem ama ben yaza her hafta sonu, sahne almak üzere Alaçatı’ya giderek başladım. Ama bunun dışında büyük zamanımı İstanbul’da geçirdim. “Bu yaz en çok neleri sevdim?” diye düşünürken, listeleri hiç sevmem ya, haydi bir kağıda dökeyim dedim. İşte bu yaz en sevdiklerim:

Şöyle bir dönüp, geçen seneyi düşündüğümde, 37. yaşım fazlalıklarımı, ağırlıklarımı geride bıraktığım bir yaş olmuş… Her anlamda…

Hikayemiz geçen hafta perşembe sabahı başladı… Sabah 8 gibiydi… Gözlerimi açtım. Çok sıcaktı. Tavan vantilatörünü çalıştırma zamanının geldiğini düşündüm. Ama önce üzerinde bütün kış biriken tozu silmeliydim. Peki oraya nasıl yetişecektim? Bu ve bunun gibi yapmam gereken bir dolu şey vardı. Oysa ben hiç yataktan çıkmak istemiyordum. Son zamanlarda iş ve özel hayatımda birçok şeyle mücadele etmek zorunda kalmıştım ve kendimi yorgun ve yalnız hissediyordum.

Ve bahar geldi… Kış ne zaman gelmişti, arada neler olmuştu, üşümüş müydüm, çalışmış mıydım, oturmuş muydum, sevmiş miydim, sevilmiş miydim, üzülmüş müydüm, sevinmiş miydim… Ya da hepsini birden mi yaşamıştım?… Bilmiyorum… Tuhafı umursamıyorum da… İşte bahar bunu yapıyor insana…

Her şey bir telefonla başladı demek isterdim ama neyin tam olarak ne zaman başladığından emin olmak mümkün mü bilemedim… Ama arkadaşımdan gelen o telefonu bir başlangıç olarak kabul edersem, o günden bugüne çok şeyin değiştiğini söyleyebilirim…

Üniversiteden yeni mezun olmuştum. Okuduğum bölümü pek de bilinçli olarak seçmemiştim ve kesinlikle okuduğum şeyi meslek edinmek istemiyordum. Hayatta nerede durmak istediğinden emin olamayınca insan kayboluyor. Ben de kayboldum. Vaktimi benim için hiç de faydalı olmayan şeylerle doldurmaya başladım. Başımı belaya soktum, ailemle sonu gelmek bilmeyen kavgalara sürüklendim, yanlış insanlarla arkadaşlık yaptım… Bir sabah uyandığımda aynaya baktım… Aynadaki aksime inanamadım! İnsanın düşüncelerinin, yaşam tarzının bedenine nasıl da yansıdığını o zaman anladım. Gördüğüm… Devamını oku

Geçen yazımda evde fazla vakit geçirmenin çok da iyi bir şey olmayabileceğinden bahsetmiştim. Ama öyle ya, bazılarımız da evden çalışıyoruz. Peki enerjimizi düşürmeden, hayattan kopmadan, motivasyonu kaybetmeden ve de verimli olarak evden nasıl çalışılır? İşte size zaman içinde oluşturduğum bazı yöntemler…

Metro’nun yeni reklamını gördünüz mü? Hani Coğrafi İşaretli ürünlerden bahsettiği? Geçtiğimiz günlerde bu reklamı görünce açıkcası ben çok heyecanlandım. Çünkü evet sağlığıma dolayısıyla yediklerime çok dikkat ederim ama bunun yanında damak zevkime de düşkünümdür. Ama bundan daha çok düşkün olduğum bir şey var ki o da canım ülkem ve onun değerleri…