MUTLULUK DEFTERİ

Bir önceki yazımda bakış açımızı değiştirmenin, sahip olduklarımıza, hayatımızdaki güzelliklere odaklanmanın özellikle bugünlerde olumlu yönde bizlere yardımcı olacağından bahsetmiştim.
Şimdi de sizlere bunun için kendi uyguladığım bir yöntemden bahsetmek istiyorum:
“Mutluluk Defteri”nden…
Tam da geçen sene, bu zamanlardı. Hayatımın bambaşka bir yöne doğru gittiğini zannederken birdenbire hiç ummadığım şeyler oldu. Hayatımı, kelimenin tam da anlamıyla, en baştan kurmam gerekti.
Yepyeni bir semtte, yepyeni bir eve taşınmış, çatal bıçağıma kadar en baştan almam gerekmişti. Her şey ama her şey yeniydi ve de aslında tam da istediğim gibiydi ama o zaman bunu göremiyordum. Hala eski hayallerime tutunuyor, yeni hayaller kurmayı reddediyordum.
Bu ruh haliyle günler, haftalar geçirdim…
Sonra bir gün bir davete katıldım. O davette yapılan sunumu not alabilmem için bir defter ve bir kalem hediye edilmişti. Gecenin sonunda eve geldiğimde, uzun zamandır bu kadar keyifli zaman geçirmemiş olduğumu farkettim.
Acaba hiç mi başka güzel şey olmuyordu hayatımda? Yoksa ben mi durup farketmesini bilmiyordum?
İşte o geceden başlayarak, her akşam uyumadan önce yaşadığım günü düşünüp, beni mutlu eden keyifli anları yazmaya başladım. O deftere de “Mutluluk Defteri” adını verdim.
Bir süre sonra, uzun zamandır aramayan arkadaşlarım arıyor, çeşitli davetler alıyor, aradığım iş ortaklarına ulaşıyor, hiç ummadığım işler alıyordum. Gerçekten tam olarak böyle oldu. Ve ben o kötü dönemimi Mutluluk Defteri ile atlattım…
Evet, bu bahsettiğim günlerin üzerinden 1 sene geçti ve itiraf etmeliyim ki, 2. kez restoranlar kapatılıp, işlerimiz durunca, ilk günlerde biraz zorlandım. Zaten kendimi motive etmek için büyük çaba harcayarak geçirdiğim o zorlu bahar ve yaz aylarıdan sonra en başa dönmüşlük hissi hiç iyi gelmedi.
Neden sonra, Mutluluk Defteri’ni hatırladım ve yeniden uyumadan önce o günün güzelliklerini hatırlayıp yazmaya başladım.
Sonra bir baktım gün içinde güzel anları kovalıyorum ve aklımda tutmaya çalışıyorum akşama yazmak için. Ve uyku saatim yaklaştıkça bir heyecan, bir heyecan!
Mesela bugün uzun süre sonra ilk kez güneş açtı ve kısa da olsa küçük balkonumda oturabildim. Dün bir dostum bana nefis bir şiir kitabı göndermişti, #onbirkahvesi ‘nde yeni tanıdığım bu sanatçının şiirleri bana eşlik etti ve beni bilmediğim bir dünyaya götürdü… Bu arada çok değer verdiğim ve saygı duyduğum iki büyüğüm, biri baba yarısı biri çok değerli hocam, aynı anda bana gülümsemenin önemi ile ilgili iki video gönderdiler. Gerçekten aynı anda! Üzerine de yurtdışında yaşayan ve çok özlediğim bir arkadaşım aramasın mı?
Belki dışarı çıkamadım ama ne kadar güzel bir gündü!
Şimdi bana neşenin neşeyi, umudun umudu, sevginin sevgiyi çekmediğini söyleyebilir misiniz?
Müzik önerisi: Smile – Nat King Cole
19 Aralık 2020, İstanbul
zeynep özyılmazel 