‘SİZ’ NE YAPABİLİRSİNİZ?

Sadece bir kız çocuğu olduğum için korkarak hatta korkutarak yetiştirdi ailem beni. Aklımın kaldığı o okul gezilerine hiç gidemedim. Ya da oyuncusu olduğum okul takımıyla deplasmanlara… Haklılardı kendilerince. Kız çocukları emniyette değildi çünkü…

Şarkı söylemek istedim kendimi bildim bileli. Ama hem annem hem de babam o geldiğim yol ayrımlarında beni en emniyetli buldukları yola doğru yönlendirdiler. Gücümü toplayıp istediğim yolda ilerleyebilmek için 33 yaşına gelmem gerekti. Kızları değil de oğulları olsaydım onların, aynı şey mi olurdu? Bilemedim…

Özgecan’ın ölümü, ardından yazılanlar, özellikle Beren Saat’in yazdıkları günlerdir düşündürüyor beni. Onca şiddet uygulanıyor etrafımızda kadınlara, ama hiç bana değmiyormuş gibi davranıyormuşum ben meğer. Oysa eskiden beri neler yaşamışım, neler… Irzıma geçilmedi, yakılmadım, öldürülmedim belki ama, gördüm ki normalleştirmişim yaşadığım tüm bu şiddeti, tacizleri…

Yani çalıştığım iş yerinin patronu bana yazar tabi ki. İşimi kaybetmek istemiyorsam ben onu idare edebilmeliyim değil mi? Ya da pantolonum dar olduğundan yedim o lafı, susup yürümeye devam etmeliyim tabi ki.

Boşanmış bir kadınım değil mi? Evli arkadaşlarımın benden uzaklaşmasından daha doğal ne olabilir ki? Ya kocaları beni beğenirse, ben o zaman ne yaparım ki?

Hem güzel, hem başarılı, hem göz önünde olmanın getirdiği zorluklardan kim bahsediyor ki? O kirayı alnımın akıyla ödemek için ne kadar çalışmam gerektiğini kimin umrunda ki?

Sahnede şarkı söylerken, ucundan gözüken bacağıma gözünü ayırmadan bakan adama mı laf etmeli? Yoo tabi ki o kıyafeti seçen bana değil mi?…

Ya da erkek arkadaşım o gün giydiğim bluzu beğenmedi mi? Elbette onun uygun bulduğunu giymeliyim, bunda ne var ki?

Gelen bir iş teklifini kabul etmeden önce, çalışacağım adamların kadınlara karşı tavırlarını araştırmam boşuna mı sizce? İnanın bana değil…

Ben de gördüm ki sonunda dönmüşüm dolaşmışım, kadın olmanın zorluklarını, bu geri kalmış zihniyeti kabul etmişim, normal, olağan bellemişim…

İş hayatımda, özel yaşamımda, araba kullanırken yolda, kurduğum insan ilişkilerinde, sabah koşusunda, aldığım her kararda, yaptığım her konuşmada, seçtiğim her giyside, söylediğim her sözde geri biraz geri durmuşum, kendimi emniyete alarak davranmışım…

Özgecan’ın ölümü milattır benim hayatımda. Normalleştirdiğim anormalliklerin üzerine çizgi çektiğim gündür. Bir kadın olarak hakkımı aramaya başladığım, daha dik durduğum, gerçekten özgür olmaya karar verdiğim gündür…

Bu benim hikayem, benim yaşadıklarım… Kim bilir neler oluyor, neler yaşanıyor… Siz de “Bana hiçbir şey olmuyor!” demeyin. Düşünün. Bir gün içinde aslında neler yaşadığınızı, uğradığınız tacizleri, başınızı eğerek geçtiğiniz ara yolları düşünün… Bu durumu değiştirebilmek için ‘siz’ ne yapabilirsiniz, onu düşünün…

 

 

FOTOĞRAF: Zeynep Özyılmazel – “Yüzleşme” adını verdiğim bu fotoğraf, Instyle’ın düzenlediği “Yüzler” sergisi için çektiğim bir otoportre…

 

 

 

3 Comments on “‘SİZ’ NE YAPABİLİRSİNİZ?

  1. Nekadar da doğru..insan bunları yaşayınca sanıyo ki sadece benim başıma geliyo..Okuyunca içimden dedim ki işte ben işte yaşadıklarım sadece senin başına gelmiyo bunlar anormallik sende değil..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: