BU YAZ BEN EN ÇOK…

Bayram tatili de bitti. Herkes şehre döndü. E okullar da açıldığına göre yaz sezonunu tam olarak geride bıraktık demektir.

Siz neler yaptınız bilemem ama ben yaza her hafta sonu, sahne almak üzere Alaçatı’ya giderek başladım. Ama bunun dışında büyük zamanımı İstanbul’da geçirdim.

“Bu yaz en çok neleri sevdim?” diye düşünürken, listeleri hiç sevmem ya, haydi bir kağıda dökeyim dedim.

İşte bu yaz en sevdiklerim:

Bu yazın en sevdiğim kahvaltısını, her şeyine ilk günden beri bayıldığım Asma Yaprağı’nda yaptım. Bilmeyenler için Asma Yaprağı Alaçatı’da. Yemekleri efsanedir. Rezervasyonsuz gitmeyin. Özellikle akşam yemeği için yer bulamazsınız.


En sevdiğim yemek deyince 2’ye ayırmalıyım. 1.’si Bodrum’da kuşkusuz yeni açılan Gangava. Bildiğimiz mezelerin yeni yorumları beni benden aldı! Gangava, Bodrum’un içinde, Halikarnas’ın karşı sırasında… 2.’si ise İstanbul’da, Rumelihisarı sahildeki Kiss The Frog. Kiss The Frog’u yazın son günlerinde yakaladım. Bir daha da bırakmam!

Aslında içkileri karıştırmayı da sevmem, karışık içkileri de. Her zaman olduğu gibi buz gibi iyi bir beyaz şarabı hiçbir şeye değişmem. Ama bazı yaz akşamlarında, eğer de iyi yapılmışsa, kokteyllere hayır diyemiorum. Bu yaz 2 favori kokteylim vardı. Bir tanesi Alexandra Coctail Bar’ın Pasiflora’sı, diğeri de Lucca’nın Grapefruit Frozen’ı.

Dans etmeyi sevmeyen var mı? En müzikleriyle bana hitap eden, beni en çok dans ettiren geceyi Alaçatı’da Gaston’da yaşadım. Müzik setinin başında da Tarık Koray vardı!


En sevdiğim, en büyülü akşam, kuşkusuz Kilyos sahilinde yürüyüş yapıp, ardından Kayıkhane’de yemek yediğimiz akşamdı. Nefis bir gün batımı ve çok güzel insanlarla nefis bir sohbet… Fotoğraf ne demek istediğimi anlatıyordur sanırım…

Ve tabi en keyifli, en sevdiğim günleri Aydan Üstkanat & Ergun Gümrah çiftinin Zekeriyaköy’deki evlerinin bahçesinde geçirdim. Günler diyorum çünkü her gidişim ayrı bir keyif oldu ve oluyor. Aydan’ın kurduğu sofralar, Ergun’un çaldıgı müzikler ve tabi dostlukları… Paha biçilemez…


Bu yaz en çok, sabah 6’da bahçemde yaptığım meditasyonları sevdim. Her seferinde daha çok enerjiyle güne başlamamı sağladı. Havaların soğuyor olmasına en çok bu yüzden üzülüyorum.


Yaz çocuğuyum doğru. Fena halde güneş enerjisiyle çalıştığım da doğru. Kardeşim bu yazın en sevdiğim hareketini yaptı ve beni doğum günü hediyesi olarak 4 günlük bir Bodrum seyahatine götürdü. Harika hediye, harika sürpriz!


Kaldıklarım arasında en sevdiğim otel, Yalıkavak’taki 4Reasons oldu. Sadeliğini, detaylarındaki inceliğini, güler yüzlü servisini, nerede olduğumu unutturacak kadar içine alışını çok sevdim.


Ve tabi en sevdiğim havuz başı Türkbükü’ndeki Bella Sombra‘nınki, en sevdiğim deniz kenarı da 3 gün kaldığım Yalıkavak Highlight Otel‘in sahilindeki X Beach oldu. Bella Sombra’da kardeşlerimle zaman geçirmek ve Highlight’ta kalırken uyanır uyanmaz X Beach’in denizine kendimi atmak harikaydı.

Hiç yeni bir şarkı değil. Hatta bu yorumu da yeni değil ama bu yaz en çok Nat King Cole’dan bildiğimiz L.O.V.E. şarkısının Halie Loren yorumunu başa alıp alıp dinledim. Hatta bu versiyonu kendi repertuarıma da koydum.


Gittiklerim arasında, bu yazın en iyi konseri, bana göre Enka Açıkhava Sahnesi’ndeki Yeni Türkü konseriydi. O malum gecedeydi ve yarıda kesildi malesef. Fakat bu kadarı bile benim en iyim olmasına yetti.


Bu yaz en sevdiğim ev aksesuarı Wohha tabaklar oldu. Yemek yerken de kullanabilirim ama ben duvara asmayı planlıyorum. Asınca fotoğrafları paylaşırım. Bence çok iyi olacak!

Ağustos ortasına kadar her hafta Alaçatı’ya gidip geldim dedim ya, tabi ki en çok Vario’dan aldığım siyah deri sırt çantasını kullandım. Önümüzdeki sezon da favorim olarak kalmaya devam edecek gibi duruyor.


Topukluyla pek aram yoktur. Bazen çok canım istediği günler hariç (ki her seferinde pişman oluyorsam bu iddia neden?) mecburen sahnede giyiyorum ve iner inmez de çıkarıyorum. Ama bu Beymen Blender terlikler o kadar rahattı ki, nerdeyse her dışarı çıktığım akşam onları giydim. Bir de gördüğüm en şık beyaz lastik ayakkabılar olan fotoğraftaki Jil Sander’ları.

Makyajın doğalından yanayım. Yüz hatlarını hafif ortaya çıkarmak ve yanaklara hafif renk vermek bana göre yeterli. Bu yaz da geçen yaz olduğu gibi en çok elmacık kemiklerimin üzerine sürdüğüm, yanık tenimi iyice ortaya çıkaran MAC’in super ürününü kullandım: Magically Cool Liquid Powder – Cajun

Biraz da işe geçelim… Bu yaz, Ağustos ortasına kadar her pazar akşamı Alaçatı’da Cura’da sahne aldım. Ama en keyif alarak şarkı söylediğim, sahnedeki en iyi gecem, 15 Haziran’da, canım arkadaşım Elvan’ın da doğum gününü kutladığımız, Nola İstanbul’daki geceydi. O kadar dost karşımdayken nasıl kötü geçebilirdi kI?


Bu yazın en sevdiğim işbirliğini ise Room’la yaptım. Geçtiğimiz sezon sahne kıyafet ve aksesuarlarımı oradan aldım. Aldıklarım arasında en sevdiğim parça, fotoğrafta da gördüğünüz Luna Merdin bilezik oldu.

Ve bu yazın kahramanı benim için kesinlikle Taylan Kümeli idi. Beni eski formuma kavuşturdu. İstediğim her şeyi özgürce giyebilme tadını bana yeniden yaşattı. Taylan’la yaz başında çıktığımız diyet yolculuğumuzu blogdaki önceki yazılardan da takip edebilirsiniz.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: