zeynep özyılmazel

Arşivler

Zaman Olur’a gösterdiğiniz ilgi bütün ekibi çok mutlu etti. Telefonuna, bilgisayarına nasıl indirebileceklerini soran takipcilerim için dijital platform bağlantılarını paylaşmak ve işlerini kolaylaştırmak istedim 😊👇🏻

Bayram tatili de bitti. Herkes şehre döndü. E okullar da açıldığına göre yaz sezonunu tam olarak geride bıraktık demektir. Siz neler yaptınız bilemem ama ben yaza her hafta sonu, sahne almak üzere Alaçatı’ya giderek başladım. Ama bunun dışında büyük zamanımı İstanbul’da geçirdim. “Bu yaz en çok neleri sevdim?” diye düşünürken, listeleri hiç sevmem ya, haydi bir kağıda dökeyim dedim. İşte bu yaz en sevdiklerim:

Şöyle bir dönüp, geçen seneyi düşündüğümde, 37. yaşım fazlalıklarımı, ağırlıklarımı geride bıraktığım bir yaş olmuş… Her anlamda…

  Sayılı gün çabuk geçiyor tabi 🙂 Ayın malum dönemi geldi çattı yine. Hem de ne gelmek bu defa…

  Selamlarrr, Bu hafta 1 gün geç buluşabildik Taylan Kümeli ile. O nedenle yeni listeyi biraz geç yayınlayabiliyorum. Sonuçlar çok iyi! Hedeflediğimiz kiloya gittikçe yaklaşıyoruz. Vücut yağ oranım %26,3’ten %22,5’e düştü ki bu çok iyi bir sonuç.

Araya bayram girdi diye diyeti yarım bıraktım sanmayın. Kilo vermek, yavaş ama sağlıklı kilo vermek, insana kendini çok iyi hissettiriyor. Ben de bu hissi devam ettirmek niyetindeyim 🙂

Herkese selamlarrr, Diyetin 2. haftasını da geride bıraktım ve 3. haftaya başlıyorum…

Üniversiteden yeni mezun olmuştum. Okuduğum bölümü pek de bilinçli olarak seçmemiştim ve kesinlikle okuduğum şeyi meslek edinmek istemiyordum. Hayatta nerede durmak istediğinden emin olamayınca insan kayboluyor. Ben de kayboldum. Vaktimi benim için hiç de faydalı olmayan şeylerle doldurmaya başladım. Başımı belaya soktum, ailemle sonu gelmek bilmeyen kavgalara sürüklendim, yanlış insanlarla arkadaşlık yaptım… Bir sabah uyandığımda aynaya baktım… Aynadaki aksime inanamadım! İnsanın düşüncelerinin, yaşam tarzının bedenine nasıl da yansıdığını o zaman anladım. Gördüğüm… Devamını oku

Birkaç hafta önce İstanbul’a tatile gelmiş çok şeker Amerikalı bir çiftle tanıştım. Sohbetimiz sırasında daha önce Türkiye’ye gelip gelmediklerini sordum. “Kapadokya’ya gittik ve çok sevdik” dediler. Nasıl utandım anlatamam! Onlar taaa nerelerden gelmişlerdi, ben 1,5 saatte ulaşabileceğim bu harika yere henüz gitmemiştim. O anda ilk fırsatta gitmeye karar verdim… Bu konuşmanın olduğu günün üzerinden henüz 2-3 gün geçmişti ki Ayşe aradı ve “Kapadokya’ya gitmeye ne dersin? Hem de süper bir otelde kalacağız!”… Devamını oku

Sabah uyanınca, yemekten sonra çok doyunca, dostlar biraraya gelince, yalnız başına kalınca, hava buz gibi soğuyunca, iyi bir kitabın yanında, sürükleyici bir filmin karşısında, sabaha kadar çalışılan sınavlarda, buluşma vaatlerinde kahve… Kahve içmeyi sevmediğini söyleyen pek az insan duydum. Hepimizin hayatının baş köşesinde… Tabi festivali de var kahvenin. Bu sene 2.si düzenleniyor üstelik. Haydarpaşa Garı’nda… İstanbul Coffee Festival…