zeynep özyılmazel

Arşivler

Bayram tatili de bitti. Herkes şehre döndü. E okullar da açıldığına göre yaz sezonunu tam olarak geride bıraktık demektir. Siz neler yaptınız bilemem ama ben yaza her hafta sonu, sahne almak üzere Alaçatı’ya giderek başladım. Ama bunun dışında büyük zamanımı İstanbul’da geçirdim. “Bu yaz en çok neleri sevdim?” diye düşünürken, listeleri hiç sevmem ya, haydi bir kağıda dökeyim dedim. İşte bu yaz en sevdiklerim:

Merhaba, Taylan Kümeli danışmanlığında başladığım diyetin 4. Haftasını da geride bıraktım. Bu süreçte vücut yağ oranım %26,3’ten %22,6’ya düştü. Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi, sadece tartıda kaç kilo gösterdiğiniz önemli değil. Önemli olan yağ, kas ve su oranlarınız. Bedeninizde asıl farkı bu oranlara dikkat ederek yakalayabilirsiniz.

Herkese selamlarrr, Diyetin 2. haftasını da geride bıraktım ve 3. haftaya başlıyorum…

Evet bu seneki yaz tatilim biraz uzun sürdü farkındayım. Ve bu durumdan şikayetçi olduğumu söyleyemeyeceğim 🙂 Sağlıklı beslenmeye ve fit olmaya olan merakımı bilenler bunu tatildeyken nasıl becerdiğimi soruyorlar sıklıkla. Ben de sizlere bu yazımda birkaç tüyo vereyim dedim.

Herkese selamlar 🙂 Temmuz’un başında 1 hafta, bilemedin 10 gün kalır, biraz şehrin hızından uzaklaşır, kendime yakınlaşırım diye gittiğim Bodrum’dan 1 ay sonra döndüm. Çok iyi geldiğini söylemeliyim 🙂 Neden iyi geldiği, nasıl iyi geldiği başka bir yazının konusu olsun, ben bugün size kendi Bodrum’umu anlatayım…

Bir süredir aklım hep blogda olsa da bir türlü yazı yazamadım. Bu süre içinde bol bol fotoğraf çektim, şarkı söyledim, seyahat ettim, bir detox programına katıldım bunun yanında çokça yeni yemekler tattım.

Biliyorum diyet yaparken ne yiyeceğini bilmek yetmiyor. Hepimizin zaafları, kırılma noktaları var. Ben de o kırılma noktalarından minimum zararla çıkabilmek için kendimce bazı yöntemler geliştirdim. Bu yazımda sizlere evde diyet yapmayı kolaylaştıran çözümlerimi anlatmak istedim…

Yaza hazırlık nasıl gidiyor? Siz de daha fit ve sağlıklı hissetmek için çalışmalara başladınız mı? Bildiğiniz gibi ben başladım ve deneyimlerimi sizinle paylaşırken, diyetisyenim Cenk Özyılmaz’ın da bilgisine başvuruyorum. İlk yazımda kendinizi en iyi hissettiğiniz kilo ideal kilonuzdur, sağlık sınırlarını zorlamadığınız sürece insanların sözlerine kulak asmayın demiştim. İkinci yazımda ise profesyonel tartıda tartılmanın neden daha doğru olduğunu ve bir diyetisyene danışarak kendi metabolizmanıza, hayatınıza ve alışkanlıklarınıza uygun, sizin için özel olarak hazırlanmış… Devamını oku

Geçen yazımda yılın kışın aldığımız kilolarla yüzleşip, yaza hazırlanma vaktinin geldiğinden, benim de o zamanı iyi kullanmak ve tekrar forma girmek için diyetisyenim Cenk Özyılmaz’a gittiğimden bahsetmiştim. Peki diyetisyene neden gittim? Kendi kendime de yapamaz mıydım?

Eveeet… Ve yılın o zamanı geldi… Hani kışın kat kat giyindiğimiz için farketmeden ya da farketsek de umursamadan aldığımız kilolarla yüzleştiğimiz, bikini sezonuna çeyrek kala, çiçeklerin açtığı, doğanın uyandığı ve bizi de uyandırdığı zamana…

İnsanoğlunun doğayla ucundan da olsa bir bağ kurma isteği olduğu muhakkak. Manzarası, bahçesi ya da en kötü küçük bir balkonu olan evlere bütçemiz el verdiğince fazladan para ödemeye bile razı oluyoruz bunun için. Ya da hafta sonlarını, tatilleri iple çekmiyor muyuz? Şöyle bir ormanda yürüyüş ya da çimlerin üzerinde bir piknik yapalım demiyor muyuz? İlk fırsatta denize girmek için fırsat yaratmıyor muyuz?

Bazen ne buradasındır ne orada. Ne kalabilirsin ne de gidebilirsin. Alınması gereken kararlar, atılması gereken adımlar vardır. Değişimin kapıda olduğunu hissedersin. Fazla alışmışsındır, rahatlamışsındır da “Çok durdun sen!” der hayat, “Kalk bakalım, hareket et!”