KÜÇÜK ANLAR

Küçücük anlar… Bize yeni bir şeyi farkettiren, hayatımızın yönünü değiştiren, bize yepyeni kapılar açan… Aynı zamanda çok kolay atlanabilen, görülmeyebilen, daha sonra içimizi cız ettiren o anlar…

Ben Tanrı’nın bizimle o anlar aracılığıyla konuştuğuna inanırım. Bir de iç sesimizle. O anlar da atlanabilir, iç sesimiz de. Ne kadar kolaylıkla geçersiz kılabiliyoruz o sesi. Aslında o hep doğruyu söylüyor.

Şimdi nereden çıktı bu diyeceksiniz. Değerlendirdiğim o küçük anlar ve dinlediğim iç sesim sayesinde hayatımın nasıl değiştiğini anlatmak istiyorum size.

2006 senesinde, halkla ilişkiler sektöründe çalışıyordum. İşimde her gün biraz daha başarılı oluyor, müşterilerimizden çok olumlu geri dönüşler alıyordum. Ama kendime döndüğümde hissettiklerim o kadar da olumlu değildi. Patronumu, iş arkadaşlarımı, müşterilerimi ne kadar seversem seveyim işim beni mutlu etmiyordu.

Pro İletişim'de müşteri temsilciliği yaptığım zamanlardan bir fotoğraf. Bir organizasyon sonrası patronum Feride Edige ve ekibimizle...

Pro İletişim’de müşteri temsilciliği yaptığım zamanlardan bir fotoğraf. Bir organizasyon sonrası patronum Feride Edige ve ekibimizle…

Bir gün telefonum çaldı ve arayan dönemin dergilerinden birinde yemek sayfalarını hazırlayan, aynı zamanda da yemek stilisti olan Aydan Üstkanat’tı. Temsilcisi olduğum alışveriş merkezinde açılan restoranları haber yapmak istiyordu.

Bir sabah Aydan’la alışveriş merkezinde buluştuk ve akşama kadar bütün restoranlarda yemek yedik. Günün sonunda çatlamak üzere olan midelerimiz ve yepyeni bir dostluğumuz vardı. O günden sonra Aydan ve eşi Ergun’la sık sık görüşür olduk.

Şu hayatta en sevdiğim şeylerden biri, lezzetli yemeklerle donatılmış bir masa ve etrafına oturmuş dostlarla uzun ve derin sohbetlerdir. Aydan ve Ergun’un evinde her gidişimde bu vardı ve tabi ben de her çağırdıklarında koşarak gidiyordum.

Yine bir gün, Aydan bir dergi için yemek sayfası hazırlaması gerektiğini ve fotoğrafları benim çekmemi istediğini söyledi. Evet üniversite yıllarından beri fotoğraf çekiyordum ama yemek fotoğrafından ne anlardım ki? Çekebilir miydim? Başarabilir miydim? Şansımı denemeye karar verdim.

İlk yemek fotoğrafım :)

Çektiğim ilk yemek fotoğrafı 🙂

Bu noktada Aydan’ın bana cesaret verdiği doğrudur. Ama “Kusura bakma, ben anlamam yemek fotoğrafından!” deyip reddetsem, bugün yaptığım işlerden biri olan yemek fotoğrafçılığı bana çook uzak olacaktı.

Daha sonra Aydan her çağırdığında gittim, yemek fotoğrafçılarını, dergilerini takip etmeye başladım ve zamanla kendi tarzımı oluşturdum. Yani karşıma çıkan bu yeni yolu farkettim ve o yolda yürümeyi seçtim.

Bu noktada bir şey daha söylemek isterim. Biri sizin için bir şey yapmak istediğinde buna izin verin. Ve siz de eğer birine faydanız dokunacağını hissederseniz yardımcı olun. Mutlaka! Çünkü isteklerinize ulaşmanın en kolay yolu, başkalarının isteklerine ulaşmasına yardımcı olmaktır.*

Bu arada bir süre sonra işimden ayrıldım ve yemek fotoğrafçılığına ağırlık verdim. Tabi ki birden bire işler kapıma yığılmadı. Hiç iş yapamadığım dönemler oldu. Ama bir süre kendi isteğimle ara vermiş olsam da, yemek fotoğrafı çekmeyi çok sevdiğimi söyleyebilirim.

Bir kere işin içinde yemek olunca insanlar gerginliklerini geride bırakıyorlar. Her çekim bir ziyafet havasında geçiyor. Müşteriden, şefe, fotoğrafçıdan, stiliste herkes lezzet peşinde. Ve küçük bir itiraf daha… Evet çekimden sonra o yemekleri yiyoruz 😉 Bir insan daha ne ister 🙂

 

 

TAVSİYE: Bu yazıyı okurken dinlemeniz için, Küçük Şeyler – Bülent Ortaçgil

 

YEMEK FOTOĞRAFLARI: Zeynep Özyılmazel, Styling: Aydan Üstkanat 

 

 

*Başarının 7 Spiritüel Yasası (The Seven Spiritual Laws of Success) – Deepak Chopra, Pozitif Yayınları

2 Comments on “KÜÇÜK ANLAR

  1. Merhaba,
    Benim de su an beni hic mutlu etmeyen bir isim var ve kendime keyifle yapacagim yeni bir yol cizmeye cabaliyorum. Gecen hafta sonu hep ilgimi ceken, meslek olarak yapmak istedigim gida fotografciligi kursuna katildim, sonrasinda bugun sizin bu yazinizi gormek beni hem sasirtti hem de umut verdi. Farkli bir yol cizebilecegime hic inanamiyorum, piyasada bir suru yetenekli insan var, kimseyi tanimiyorum, kim neden beni tercih etsin vs vs gibi bir suru dusunce, bir de bir seyleri mukemmel yapamiyorsam hic yapmayayim tavri… Tam da yok olmaz vazgec bu sevdadan derken bu tarz gercek hayat hikayeleri insana guc veriyor, tesekkurler paylasiminiz icin

  2. Merhaba,
    Ben de su an tam bahsettiginiz donemden geciyorum, işimde mutlu degilim, beni mutlu edecek yeni bir seyler yapmak istiyorum ve gecen hafta uzun zamandir yapmak istedigim yemek fotografciligi atolyesine katildim. Hemen sonrasinda yazinizi okumak beni hem sasirtti hem de umut verdi cunku bir seyleri degistirebilecegime tam olarak kendimi inandiramiyorum, cesaret edemiyorum; piyasada cok yetenekli insanlar var, kim neden beni secsin, hem kimseyi tanimiyorum, bir seyi mukemmel yapamiyorsan hic yapma vs vs gibi dusunceler beni hep uzaklastiriyor hayalini kurdugum seylerden. Tam da boyle dusunurken gercek hayattan, basarmis insan hikayeleri cok cesaret verici oluyor.
    Cok tesekkurler paylasiminiz icin. Bahsettiginiz kitabi da en kisa zamanda okumak uzere not ettim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: