zeynep özyılmazel

Arşivler

  Ne 36’ydı ama! O kadar çok yeni tecrübe, yeni işler, yeni dostlar, yeni dersler yaşattı ki bana vedalaşırken biraz hüzünlenmedim desem yalan olur.

Herkese selamlar 🙂 Temmuz’un başında 1 hafta, bilemedin 10 gün kalır, biraz şehrin hızından uzaklaşır, kendime yakınlaşırım diye gittiğim Bodrum’dan 1 ay sonra döndüm. Çok iyi geldiğini söylemeliyim 🙂 Neden iyi geldiği, nasıl iyi geldiği başka bir yazının konusu olsun, ben bugün size kendi Bodrum’umu anlatayım…

Alışkanlıkların 21 günde kazanıldığını ya da kaybedildiğini biliyor muydunuz? Ben yeni öğrendim… Bir süredir olmasını istediğim bir şey vardı ve olmuyor diye hayıflanıyordum sürekli. Düşüncelerime ve sözlerime dikkat ettiğim zamanlarda pek de olumlu olmadıklarını farketmeye başlamıştım. E ben bu kadar umutsuzken nasıl olacaktı ki istediğim?

Bir süredir aklım hep blogda olsa da bir türlü yazı yazamadım. Bu süre içinde bol bol fotoğraf çektim, şarkı söyledim, seyahat ettim, bir detox programına katıldım bunun yanında çokça yeni yemekler tattım.

Biliyorum diyet yaparken ne yiyeceğini bilmek yetmiyor. Hepimizin zaafları, kırılma noktaları var. Ben de o kırılma noktalarından minimum zararla çıkabilmek için kendimce bazı yöntemler geliştirdim. Bu yazımda sizlere evde diyet yapmayı kolaylaştıran çözümlerimi anlatmak istedim…

Yaza hazırlık nasıl gidiyor? Siz de daha fit ve sağlıklı hissetmek için çalışmalara başladınız mı? Bildiğiniz gibi ben başladım ve deneyimlerimi sizinle paylaşırken, diyetisyenim Cenk Özyılmaz’ın da bilgisine başvuruyorum. İlk yazımda kendinizi en iyi hissettiğiniz kilo ideal kilonuzdur, sağlık sınırlarını zorlamadığınız sürece insanların sözlerine kulak asmayın demiştim. İkinci yazımda ise profesyonel tartıda tartılmanın neden daha doğru olduğunu ve bir diyetisyene danışarak kendi metabolizmanıza, hayatınıza ve alışkanlıklarınıza uygun, sizin için özel olarak hazırlanmış… Devamını oku

Geçen yazımda yılın kışın aldığımız kilolarla yüzleşip, yaza hazırlanma vaktinin geldiğinden, benim de o zamanı iyi kullanmak ve tekrar forma girmek için diyetisyenim Cenk Özyılmaz’a gittiğimden bahsetmiştim. Peki diyetisyene neden gittim? Kendi kendime de yapamaz mıydım?

Eveeet… Ve yılın o zamanı geldi… Hani kışın kat kat giyindiğimiz için farketmeden ya da farketsek de umursamadan aldığımız kilolarla yüzleştiğimiz, bikini sezonuna çeyrek kala, çiçeklerin açtığı, doğanın uyandığı ve bizi de uyandırdığı zamana…

Sosyal medya hesaplarımı takip edenler bilirler, evvelki hafta sonu Dublin’deydim. İşlerinde başarılı, yaratıcı, eğlenceli bir ekiple birlikte… Kalabalık bir grupla seyahat oldukça zordur ancak hiçbirimiz sıkıntı yaşamadık. Önceden belirlenen programlar haricinde herkes birbirini rahat bıraktı. Gelmeyene ya da erken gidene ısrar edilmedi. Ben bu grupla her yere giderim 🙂 Tabi şimdi dönüşte de bir Dublin yazısı yazmak şart oldu ancak belirtmeliyim ki bu yazı bir şehir rehberi değildir. Sizlere bu seyahat sırasında… Devamını oku

Evet farkındayım, bir süredir yemek tarifleri paylaşmıyorum, yeni yerlere gidip yeni lezzetler tatmıyorum ve yazmıyorum. Bu blog için çalışmaya ilk başladığımda benim hayatımı, düşüncelerimi, yaptıklarımı, yediklerimi, gittiğim yerleri yansıtmasını planlamıştım. Ancak bu aralar hayatımın pek de renkli olduğu söylenemez. Müziğin yoğun temposu bir yana, bir süredir bazı sağlık sorunlarıyla da uğraşıyorum. Bunlardan en önemlisi de reflü!