zeynep özyılmazel

Arşivler

Metro’nun yeni reklamını gördünüz mü? Hani Coğrafi İşaretli ürünlerden bahsettiği? Geçtiğimiz günlerde bu reklamı görünce açıkcası ben çok heyecanlandım. Çünkü evet sağlığıma dolayısıyla yediklerime çok dikkat ederim ama bunun yanında damak zevkime de düşkünümdür. Ama bundan daha çok düşkün olduğum bir şey var ki o da canım ülkem ve onun değerleri…

Uzun zamandır ülkemde olan gelişmeleri ben de sizler gibi üzüntüyle izlemekteyim. Haberleri tarafsız olarak verdiklerini düşündüğüm, inandığım gazeteleri, tv kanallarını, köşe yazarlarını olduğu kadar sosyal medyayı da takip ediyorum. Seçim günü oy vermek, yol gösterici olduğunu düşündüğüm yazıları arkadaşlarıma ve takipçilerime iletmek dışında ne yapabilirim diye düşünüyorum günlerdir. İşte benim düşünebildiklerim… Siz de fikirlerinizi yazarsanız çok sevinirim…

İnsanın ne dilediğine gerçekten dikkat etmesi gerekiyor! Haftalardır hayatımın büyük kısmının Emirgan ile Arnavutköy arasında geçtiğinden yakınıyorum. İstanbul’un ne kadar güzel bir şehir olduğunu düşünüyor, uzun zamandır gitmediğim yerleri anıyorum. Hatta kim bilir daha önce gitmediğim, görmediğim ne güzellikleri vardır diyorum… Cuma sabahı bu dileğimi duymuş gibi Ayşe aradı heyecanla. “Akşam için sana çok romantik bir teklifim var” dedi. Teklifinin Saffet Emre Tonguç’la dolunayda boğaz turu olduğunu söyleyince tereddüt etmis miyimdir sizce?

Bir pazar sabahı uyandınız. Hava da pek güzel. Tam eşinizle, dostunuzla kahvaltıya gitmelik. Tabi hafta arası yeteri kadar vakit ayıramadığınız köpeğinizi de götürseniz ne kadar iyi olur. Hem o da çok keyif alır bundan. Ama en son götürdüğünüzde kabus olmuştu. Ne kendisi yerinde durmuştu ne de size doğru dürüst oturtmuştu. Ne yemeğinizden bir şey anlamıştınız ne de sohbetinizden… Bu yukarıda anlattığım senaryoyu yaşamayan, bu ikilemde kalmayan köpek sahibi yok gibidir. Kim istemez… Devamını oku

  Ne 36’ydı ama! O kadar çok yeni tecrübe, yeni işler, yeni dostlar, yeni dersler yaşattı ki bana vedalaşırken biraz hüzünlenmedim desem yalan olur.

Evet bu seneki yaz tatilim biraz uzun sürdü farkındayım. Ve bu durumdan şikayetçi olduğumu söyleyemeyeceğim 🙂 Sağlıklı beslenmeye ve fit olmaya olan merakımı bilenler bunu tatildeyken nasıl becerdiğimi soruyorlar sıklıkla. Ben de sizlere bu yazımda birkaç tüyo vereyim dedim.

Herkese selamlar 🙂 Temmuz’un başında 1 hafta, bilemedin 10 gün kalır, biraz şehrin hızından uzaklaşır, kendime yakınlaşırım diye gittiğim Bodrum’dan 1 ay sonra döndüm. Çok iyi geldiğini söylemeliyim 🙂 Neden iyi geldiği, nasıl iyi geldiği başka bir yazının konusu olsun, ben bugün size kendi Bodrum’umu anlatayım…

Alışkanlıkların 21 günde kazanıldığını ya da kaybedildiğini biliyor muydunuz? Ben yeni öğrendim… Bir süredir olmasını istediğim bir şey vardı ve olmuyor diye hayıflanıyordum sürekli. Düşüncelerime ve sözlerime dikkat ettiğim zamanlarda pek de olumlu olmadıklarını farketmeye başlamıştım. E ben bu kadar umutsuzken nasıl olacaktı ki istediğim?

Bir süredir aklım hep blogda olsa da bir türlü yazı yazamadım. Bu süre içinde bol bol fotoğraf çektim, şarkı söyledim, seyahat ettim, bir detox programına katıldım bunun yanında çokça yeni yemekler tattım.

Selamlar 🙂 Birkaç haftadır sizlere sağlıklı beslenme ve kilo vermeyle ilgili yazılar yazıyor, önerilerde bulunuyorum. Evde zevkle ve kolayca hazırlayıp yiyebileceğiniz, benim de evde kendim için hazırladığım sağlıklı ve kilo vermeye yardımcı tarifleri de sizinle paylaşabilirim diye düşündüm. İşte ilki…