
Bir pazar sabahı uyandınız. Hava da pek güzel. Tam eşinizle, dostunuzla kahvaltıya gitmelik. Tabi hafta arası yeteri kadar vakit ayıramadığınız köpeğinizi de götürseniz ne kadar iyi olur. Hem o da çok keyif alır bundan. Ama en son götürdüğünüzde kabus olmuştu. Ne kendisi yerinde durmuştu ne de size doğru dürüst oturtmuştu. Ne yemeğinizden bir şey anlamıştınız ne de sohbetinizden… Bu yukarıda anlattığım senaryoyu yaşamayan, bu ikilemde kalmayan köpek sahibi yok gibidir. Kim istemez… Devamını oku
Alışkanlıkların 21 günde kazanıldığını ya da kaybedildiğini biliyor muydunuz? Ben yeni öğrendim… Bir süredir olmasını istediğim bir şey vardı ve olmuyor diye hayıflanıyordum sürekli. Düşüncelerime ve sözlerime dikkat ettiğim zamanlarda pek de olumlu olmadıklarını farketmeye başlamıştım. E ben bu kadar umutsuzken nasıl olacaktı ki istediğim?
Ben küçükken babama cok hayrandım. Bir kere çok yakışıklıydı (-di’li geçmiş zaman kullandığıma bakmayın, hala öyledir). Çok başarılıydı. Eşsiz bir sesi vardı. O şarkı söylemeye başladığında gözlerim dolardı. Sahnede devleşirdi. “Neco”ydu o…
Kahvaltı tavsiyelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz… Geçen hafta boğazın kıyısındaydık, bu hafta Bebek’e tepeden bakalım dedik ve arkadaşlarımla birlikte Backyard’a gittik.
Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi bizim aile kahvaltıya pek düşkündür. Kimin ne işi olursa olsun, en yoğun günümüzde, en acelemiz olduğunda bile kahvaltı masası kurulur. Zeytinin, peynirin iyisi nerede bulunur, çay en iyi nasıl demlenir, yumurta kaç dakika kaynatılırsa ne kıvamda olur? Bunlar bizim için hep mühim konular olmuştur 🙂
İlkçağdan beri insanlar duvarlara resimler yapmayı bir tür kendini ifade şekli olarak benimsemişler. Şimdi anladığımız anlamda graffiti ise ilk kez 2. Dünya Savaşı sırasında meşhur Berlin Duvarı’nda görülmüş. Daha sonraları ise 1960 Amerikası’nda politik görüşlerin duyurulduğu, çetelerin kendi alanlarını belirlemek için kullandığı bir araç olmuş duvarlar. Sonra da metrolara, tüm Amerika’ya ve dünyaya yayılmış.
Son Yorumlar